Image

EVRENSEL

OHAL Komisyonu, iki Barış Akademisyeninin başvurusunu reddetti. Eğitim Sen İstanbul 6 No'lu Üniversiteler Şubesi: "Hukuka saldırıda ısrardır, hukuksuzdur".

Eğitim Sen İstanbul 6 No'lu Üniversiteler Şubesi, iki Barış Akademisyeni üyesinin başvurularının OHAL Komisyonu tarafından reddedildiğini belirterek, "OHAL Komisyonunun verdiği kabul kararları da ret kararları da, hukuka saldırıda ısrardır, hukuksuzdur!” dedi.

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun (OHAL), Barış Akademisyeni üyelerinin göreve dönüşlerini 5 yıl, Şube Yürütme Kurulu üyesinin ise göreve dönüş başvurusunu 6 yıl boyunca sürüncemede bırakarak yargıya erişim haklarının ihlal ettikten sonra bu başvuruları reddettiğini açıkladığı belirtilen açıklamada, "Şubemizden OHAL KHK’leri ile hukuksuz bir şekilde 63 üyemiz ihraç edildi. Komisyon, 9 üyemize kabul, 50 üyemize ret verirken, 4 üyemizin kararını hale sonuca bağlamadı. Bu hayati kararlar, bazı üniversite rektörlerinin soruşturmaya dahi başvurmaksızın kendi imal ettikleri suçlamalara dayandırılıyor. Siyasi iktidardan aldığı talimatlarla akademik usulleri ihlal eden kayyum rektörler, üniversitelerimizin ve üniversite emekçilerinin geleceğini tehdit etmeye devam ediyor. Akademik özgürlüklere ve üniversitelerin özerkliğine yönelik saldırılar durmaksızın sürerken üniversitelerimiz, idari ve teknik personel, akademik kadro ve öğrenci profili bakımından ciddi nitelik kaybı yaşıyor. Bu sadece bizim üyelerimizin değil, İş güvencesini, akademik özgürlüğü, üniversite özerkliğini, bilimsel çalışmaların bağımsızlığını, içinde yaşadığı toplumun refahını ve geleceğini umursayan herkesin meselesidir” denildi.

"BARIŞ AKADEMİSYENLERİ FİİLEN CEZALANDIRILIYOR"

OHAL Komisyonunun, Avrupa Konseyinin tavsiyesi üzerine kurulmuş olsa da yapısı ve işleyişiyle Avrupa Konseyi’nin tavsiyelerine uygun olmaktan uzak olduğu belirtilen açıklamada; “Geçen zaman içinde Komisyon binlerce kamu görevlisinin uğradığı haksızlığı gidermek bir yana, bu haksızlıkları onaylayan kararlara imza attı. Gelinen noktada 6 yıllık oyalamanın sonunda üyelerimizin başvurularını reddederken, Anayasa Mahkemesi’nin, Barış Akademisyenlerin ifade özgürlüğü ve akademik özgürlüklere sahip çıkan 26 Temmuz 2019 tarihli kararını görmezden geldi. Bu karar gereğince yargılandıkları ceza davasından beraat eden Barış Akademisyenleri, resmen ve fiilen cezalandırılmaya devam etmektedirler. Hem de anayasal haklarını kullandıkları için!” denildi.

Bu kararların, öncelikle idarenin yargıyı ve yargı kararlarını, daha da önemlisi Anayasa Mahkemesinin kararını tanımadığını gözler önüne serdiğinin altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayacağını açıkça belirten Anayasa’nın 153. maddesinin açık ihlali anlamına geliyor. Bu da Türkiye’nin anayasasızlaşma sürecinin derinleşerek devam ettiğini gösteriyor. Hukuksuz bir şekilde ihraç edilen üyelerimiz ve Yürütme Kurul üyemiz ihraçlarından bu yana geçen 6 yılda uğradıkları tüm haklarıyla birlikte görevlerine TBMM kararıyla iade edilmelidir.”

"KOMİSYON KARARLARI HUKUKSUZDUR"

OHAL komisyonunun ret kararının da kabul kararının da hukuksuz olduğu vurgulanan açıklamada; “OHAL komisyonu hak ihlallerinin devamı konusunda ısrar ediyor. Baştan sona haksız ve hukuksuz olan bu kararlar, sivil ölüme karşı sivil dayanışmanın, akademik kıyıma karşı akademik özgürlükleri, üniversite özerkliğinin yok edilmesine karşı özerklik mücadelesi vermenin yaşamsal önemini bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır” denildi.