Image
Esra Işık

BİANET

Muğla İkizköy’deki Akbelen Ormanı’ndan acele kamulaştırmaya karşı direnen yaşam savunucusu Esra Işık gece saatlerinde gözaltına alındı. Işık öğle saatlerinde tutuklandı.

Muğla İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nda acele kamulaştırmaya karşı direnen yaşam savunucusu Esra Işık, gece 23.50’de köyündeki evinden gözaltına alındı.

Muğla Milas ilçesinde bulunan Akbelen bölgesindeki kömür ocağı için 6 köyde alınan acele kamulaştırma kararıyla ilgili dün yapılan keşif sırasında heyete tepki gösteren köylülerden Esra Işık tutuklandı.

Esra Işık’ın annesi İkizköy muhtarı Nejla Işık, yaptığı göre Işık’ın sağlık kontrolü için Milas Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü aktardı. Hastanenin ardından Milas Jandarma Karakolu'na götürülen Işık daha sonra Milas Adliyesi'ne sevk edildi.

MA'nın haberine göre, "Görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Esra Işık'ın ifadesini alan savcı, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti. Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarılan Esra Işık aynı suçlama ile tutuklandı. Mahkeme hakimi kararında, "Şüphelinin mahkeme heyetinin bölgede başkaca keşiflerinin olması sebebiyle heyetteki baskı yapabileceği kanaatine varılmakla adli kontrlün bu aşamada yetersiz kalınacağı, tutuklama talebinin ölçülü olacağı" gerekçesiyle tutuklama kararı verdi.

Esra Işık hakkında acele kamulaştırma kararı nedeniyle köye gelen heyete "Acele kamulaştırma iptal davaları Danıştay’da sürüyor. Biz buradan Danıştay’a sesleniyoruz, 200 parsel için dava açtık biz. Bu kamulaştırmayı istemiyoruz, burası bizimdir. ‘Hakkımıza dokunma’ dedik, ‘mülkiyet hakkımıza dokunma’ dedik ama bakıyoruz bugün üzerimize açılan el koyma davaları için mahkeme heyeti, keşif heyetiyle gelmiş ‘kaç zeytin var, yaz”, “kaç ev var, yaz…” Biz sayıdan ibaret değiliz, bizim burada hayatlarımız var. İki şirket için yasayı delmeye kalktınız onun da davası Anayasa Mahkemesi’nde. Biz insan değil miyiz, biz yurttaş değil miyiz, bu topraklarda yaşamıyor muyuz, biz bu topraklarda üretmiyor muyuz? Biz hiç miyiz? Danıştay’a sesleniyoruz; kaderlerimiz sizin önünüzde, sizin bir tane imzanınızı bekliyoruz. Geç gelen adalete adalet denir mi, bizim evlerimiz yıkıldıktan sonra sizin kararınızdan ne çıkar. Bir an önce bu kararı verin, bıçak kemikte. Yarın burada çıkacak her türlü kaosun karışıklığın sorumlusu Anayasa Mahkemesi’dir, çünkü o kararı vermiyor.” demesi nedeniyle soruşturma başlatıldı.

'Hukukla alakası yok'

Kararı değerlendiren İkizköylülerin avukatlarından Arif Ali Cangı, köylülerin keşfe gelen sivil bir araca şirket çalışanları sandığı için tepki gösterdiğini belirtti. Kararın hukukla alakası olmadığını kaydeden Cangı, "Bu durum direnci kırmakla alakalı bir durum. Biz keşfe çıkmadan önce hakimden keşiflerin durdurulmasını istedik. 'Yürütmeyi durdurma kararı çıkacak, acele etmeyin' dedik. Yangından mal kaçırır gibi keşfe çıktılar. Davanın avukatları olan bize haber bile vermediler. Bu karara da tepkiliyiz. Esra'nın serbest bırakılmasını istiyoruz" dedi.