İzmir Lezbiyen Gey Biseksüel Trans İnterseks Gençlik Çalışmaları ve Dayanışma Derneği (Genç LGBTİ+ Derneği), 2016 yılında İzmir’de üniversite öğrencisi LGBTİ+’lar tarafından, “LGBTİ+ gençler için LGBTİ+ gençler tarafından” mottosuyla kuruldu. Dernek, LGBTİ+ gençlerin sorunlarını araştırmak, bu sorunları gündemleştirmek, çözüm önerileri geliştirmek ve gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri alanlar açmak amacıyla faaliyet yürüttü. LGBTİ+ hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve gençlik hakları alanlarında çalışan dernek; özellikle LGBTİ+ gençlerin eşit, adil ve yaşanabilir bir hayat kurabilmesi için yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde savunuculuk yaptı.

Derneğin çalışma alanları arasında barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara erişim, gençlik ve cinsel haklar, nefret suçlarıyla mücadele, akran desteği, sosyal ve kültürel faaliyetler ile hak savunuculuğu yer aldı. LGBTİ+ gençlere yönelik hukuki danışmanlık, psikososyal destek, akademik danışmanlık ve akran danışmanlığı hizmetleri sundu; ihtiyaç duyan kişileri ilgili uzmanlara yönlendirdi. Danışmanlık çalışmaları, gençlerin cinsel yönelimleri ve cinsiyet kimlikleri nedeniyle karşılaştıkları ayrımcılık ve hak ihlalleri karşısında doğru bilgiye ve desteğe erişimlerini amaçladı. Dernek ayrıca cinsel sağlık, haklara erişim ve ayrımcılıkla mücadele konularında atölyeler ve farkındalık etkinlikleri düzenledi; politika önerileri geliştirdi ve yerel yönetimlerle işbirlikleri kurdu.

ernek, LGBTİ+ gençleri öncelikli çalışma grubu olarak belirlemekle birlikte LGBTİ+ hareketini ilgilendiren daha geniş konularda da faaliyet yürüttü. Yayınları ve kütüphanesi aracılığıyla LGBTİ+ hareketinin arşivine katkıda bulundu; İzmir’deki hak temelli sivil toplum örgütleriyle dayanışma ve işbirliği ilişkilerini geliştirdi. 

Denetim ve Soruşturma Süreci

2024 yılında İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen idari denetim kapsamında Genç LGBTİ+ Derneği’nin sosyal medya hesapları geriye dönük olarak incelendi. Denetleme raporunda, derneğin sosyal medya hesaplarındaki beş ayrı paylaşımın, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “müstehcenlik” suçunu düzenleyen 226/2 maddesine aykırı olduğu ve Anayasa’nın ailenin korunması ve çocuk haklarına ilişkin 41. maddesini ihlal ettiği değerlendirmesinde bulundu. Görsellerin bir bölümü, COVID-19 pandemisi nedeniyle çevrimiçi düzenlenen LGBTİ+ Gençlik Festivali kapsamındaki sanatsal üretimlerden oluşuyordu.

10 Aralık 2024’te İzmir Valiliği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Genç LGBTİ+ Derneği’nin 2019 ile 2022 yılları arasında sosyal medya hesaplarından paylaşılan beş çizimle ilgili suç duyurusunda bulundu. Valilik, “müstehcenlik” gerekçesiyle ceza soruşturması başlatılmasını ve dernek hakkında fesih davası açılmasını talep etti. Suç duyurusunun ardından 2025 yılı başında Başsavcılık, Anayasa’nın 41. maddesine referansla, TCK’nın 226/2 maddesi ile düzenlenen “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etme” ve Dernekler Kanunu’nda düzenlenen “yasaklı amaçlar veya suç teşkil eden fiiller gerçekleştirmek amacıyla dernek kurma” suçlamasıyla soruşturma başlattı. 

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Ağustos 2025’te paylaşımların suç oluşturmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararıyla sonuçlandı ve karar kesinleşti. Ancak aynı paylaşımlar hakkında bu kez Mart 2025’te başka bir soruşturma açılmıştı. 28 Ekim 2025’te İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Dernekler Kanunu’nun 32/1(p) maddesi uyarınca, Genç LGBTİ+ Derneği’nin yönetim ve denetim kurullarının 11 üyesi hakkında iddianame düzenledi. 

Fesih Davası

3 Şubat 2025’te İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, derneğin sosyal medya paylaşımlarının müstehcen olduğu ve toplumu “LGBTİ+’lığa” teşvik ettiği iddiasıyla fesih davası açıldı. Davanın ilk duruşması 11 Mart 2025’te yapıldı. Ancak tebligatın usulüne uygun gönderilmemesi nedeniyle dernek duruşmadan haberdar olmadı ve duruşmaya katılamadı. 8 Nisan 2025’te görülen ikinci duruşmaya dernek avukatları ilk kez katılarak savunmalarını sundu.

İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, 11 Aralık 2025’te derneğin feshedilmesine karar verdi. Mahkeme, görsellerin “müstehcenlik” teşkil ettiği ve LGBTİ+ kimliklere özendirici ve teşvik edici davranışlara yönlendirebileceği iddiasına dayanarak paylaşımları Anayasa’nın 41. maddesinde düzenlenen ailenin korunması ilkesiyle ilişkilendirdi. Kararın gerekçesinde, görsellerin toplumun ahlaki değerlerine uygun olmadığı değerlendirmesine yer verildi.

Dernek, kapatma kararının ifade, sanat ve örgütlenme özgürlüklerine müdahale olduğunu belirterek karara karşı istinaf başvurusunda bulundu. Dernek açıklamasında, aynı paylaşımlar hakkında daha önce takipsizlik kararı verilmiş olmasına rağmen fesih kararı alınmasına itiraz etti ve dayanışma çağrısı yaptı. Dernek, kararın mücadelelerini sona erdirmeyeceğini vurguladı.

11 yönetici hakkında ceza davası

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, derneğin yönetim ve denetim kurullarının üyeleri olan onbir kişi hakkında Ekim 2025’te Dernekler Kanunu’na muhalefet suçundan ceza davası açtı. 11 hak savunucusu, derneğin sosyal medya hesaplarında paylaşılan beş görsel üzerinden yargılanıyor. Mahkumiyet hâlinde üç yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla karşı karşıya kalabilirler.

Davanın ilk duruşması 8 Nisan 2026’da İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmayı DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, İzmir Barosu temsilcileri ve çok sayıda insan hakları örgütü, LGBTİ+ derneği ve hak savunucusu takip etti.

Savunmalarında hak savunucuları, derneğin faaliyetlerinin tüzüğüne uygun olduğunu, görsellerin sanatsal üretimler ve görünürlük çalışmalarının parçası olarak paylaşıldığını ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Derneğin kurucuları sürecin LGBTİ+ hareketine yönelik sembolik bir yargılama olduğunu söyleyerek “Burada yargılanan eylemlerden ziyade varoluşumuz.” dedi.

Avukatlar ise iddianamenin suçlamaları yeterince açık ortaya koymadığına, denetim sürecinin kapsamına ve aynı paylaşımlar hakkında daha önce takipsizlik kararı verilmiş olmasına dikkat çekti. 

Mahkeme, dosyadaki eksiklerin tamamlanması amacıyla çeşitli kurumlardan bilgi ve belge istenmesine karar vererek duruşmayı 14 Ekim 2026 tarihine bıraktı.

İnsan hakları savunuculuğu ve örgütlenme özgürlüğüne müdahale

Genç LGBTİ+ Derneği hakkındaki fesih kararı ve 11 hak savunucusuna açılan ceza davası, LGBTİ+ örgütlerinin faaliyetleri üzerindeki idari ve yargısal müdahalelerden biri. Derneğin sosyal medya paylaşımlarının önce denetim raporuna, ardından fesih kararına ve yöneticiler hakkındaki ceza davasına dayanak oluşturması, aynı içeriklerin farklı hukuki süreçlerde kullanılmasına ilişkin soru işaretleri doğuruyor.

Uluslararası Af Örgütü, dava öncesinde yaptığı açıklamada yargılamayı LGBTİ+ örgütlerine ve destekçilerine yönelik bir taciz stratejisinin parçası olarak değerlendirdi ve suçlamaların düşürülmesi çağrısında bulundu. Duruşmada savunma yapan avukatlar da sürecin yalnızca 11 kişiyi değil, derneğin faaliyetlerinden yararlanan LGBTİ+ gençleri ve daha geniş hak savunuculuğu alanını etkilediğini vurguladı.

İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı da, yargılamaya konu paylaşımlar hakkında müstehcenlik soruşturmasında takipsizlik kararı kesinleşmiş olmasına rağmen derneğin kapatılmasını ifade ve örgütlenme özgürlüklerine müdahale olarak değerlendirdi ve Genç LGBTİ+ Derneği ile dayanışma içinde olduklarını duyurdu.

Fesih kararına karşı itiraz başvuruları incelenirken, 11 hak savunucusu hakkındaki ceza yargılaması da devam ediyor. Davanın ikinci duruşması İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 14 Ekim 2026’da görülecek.

 

Upcoming Trial

İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesi