Defne Güzel, Türkiye’de LGBTİ+ hakları alanında çalışan bir insan hakları savunucusudur. LGBTİ+ hak ihlallerinin izlenmesi ve belgelenmesi, HIV’le yaşayan LGBTİ+’ların hakları, ayrımcılıkla mücadele ve hak temelli savunuculuk alanlarında çalışmalar yürütüyor. 17 Mayıs Derneği’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Güzel şu an derneğin yönetim kurulu başkanı. Türkiye’de LGBTİ+ örgütlerine yönelik denetim ve baskıların arttığı bir dönemde, derneğin yayınladığı bir kitap ve sergi kataloğu gerekçe gösterilerek “genel ahlaka aykırılık” iddiasıyla yargılanıyor.
Defne Güzel, uzun yıllardır Türkiye’de LGBTİ+ hareketi içerisinde yer alan bir insan hakları savunucusudur. LGBTİ+ hakları, ayrımcılıkla mücadele, HIV’le yaşayan LGBTİ+’ların hakları çalışmalarından edindiği uzun yıllara dayanan deneyimi ile 17 Mayıs Derneği’nin kurucu üyeleri arasında yer alıyor ve halen derneğin yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdürüyor. Sivil toplumun güçlendirilmesi ve hak temelli savunuculuk faaliyetlerinde aktif rol oynayan Güzel, derneğin kuruluşundan bu yana LGBTİ+ topluluğunun refahı ve esenliği için yürütülen pek çok çalışmada yer alıyor.
Defne Güzel, 17 Mayıs Derneği’nin yanı sıra Bursa Özgür Renkler ve Kaos GL derneklerinde de çalışmalar yürüttü; LGBTİ+ hak ihlallerinin izlenmesi ve belgelenmesi alanında faaliyet gösterdi. HIV’le yaşayan LGBTİ+’ların haklarının izlenmesi ve raporlanması alanına katkılarıyla biliniyor. HIV’le yaşayan LGBTİ+’ların haklarını savunmak amacıyla kurulan Pozitif Alan’ın kurucuları arasında yer alıyor. Aynı zamanda Türkiye İnsan Hakları Vakfı İç Anadolu Bölge İzleme Grubu, İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı (İHSDA), İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, Kırmızı Şemsiye Derneği ve Murat Çekiç Derneği’nin üyesi; Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK) gönüllüleri arasında bulunuyor.
17 Mayıs Derneği’ne yönelik denetim süreci
2024 yılı içerisinde İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla Türkiye’de LGBTİ+ derneklerine yönelik denetim süreci başlatıldı. Bu kapsamda 17 Mayıs Derneği’nin idari ve mali kayıtları ile faaliyetleri incelemeye alındı.
Ekim 2024’te tamamlanan denetim sürecinde, derneğin dijital paylaşımları arasında yer alan “#BenimİnterseksHikayem” adlı kitap ile “Çocuklar, Karacalar, Çiçekler, Ateşler” isimli sergi kataloğu hakkında rapor tutuldu. Kasım 2024’te Valilik ve İçişleri Bakanlığı tarafından dernek hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Soruşturma kapsamında Savcılık tarafından görevlendirilen üç kişilik uzman bilirkişi heyeti, 9 Temmuz 2025 tarihli raporunda 17 Mayıs Derneği’nin faaliyetlerinin tüzük amaçlarıyla tamamen örtüştüğünü ve herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını tespit etti. Raporda derneğin faaliyetlerinin hukuka uygun olduğu belirtildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bilirkişi raporuna rağmen 20 Ocak 2026 tarihinde Defne Güzel hakkında iddianame hazırladı.
“Genel ahlaka aykırılık” suçlaması
Ankara 74. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Defne Güzel hakkında Dernekler Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve seçme-seçilme hakkından yoksun bırakılması talep ediliyor.
İddianamede suçlamaya konu edilen materyaller, interseks bireylerin yaşam deneyimlerini anlattığı “#BenimİnterseksHikayem” adlı kitap ile “Çocuklar, Karacalar, Çiçekler, Ateşler” isimli sergi kataloğu oldu. Savcılık, bu yayınların “genel ahlaka aykırı” olduğunu ileri sürdü.
İddianamede ayrıca söz konusu yayınların “amaç dışı zihinsel, ahlaki, psikolojik ve toplumsal gelişim özelliklerini bozucu nitelikte paylaşımlar olduğu” iddia edildi.
Davanın dikkat çeken yönlerinden biri de, dernekle organik bağı bulunmayan üçüncü kişilerin sosyal medya paylaşımlarının da dosyaya dahil edilmesi oldu. Sosyal medyada “#MyIntersexStory” etiketiyle yapılan ve dernek yönetimiyle bağlantısı bulunmayan bireysel paylaşımlardan da Defne Güzel sorumlu tutuldu.
“LGBTİ+ hak savunuculuğu suç değildir”
17 Mayıs Derneği, Defne Güzel hakkında açılan davaya ilişkin yaptığı açıklamada, süreci “hukuk garabeti” olarak nitelendirdi. Açıklamada, davanın yalnızca Defne Güzel’e değil; intersekslerin görünürlüğüne, akademik üretime ve LGBTİ+ hak savunuculuğuna yönelik olduğu ifade edildi.
Dernek, sanatsal ifade özgürlüğü kapsamındaki eserlerin dava konusu edilmesini sansür olarak değerlendirdi ve LGBTİ+ hak savunuculuğunun “ahlak” gerekçesiyle kriminalize edilmeye çalışıldığını belirtti.
Ankara 74. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği davanın ilk duruşması 12 Mayıs 2026 tarihinde görülecek.