Son güncelleme: 01.06.2022

Münevver Karabulut cinayetinin ardından, 2010’da kurulan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 12 yıldır Türkiye’de kadın hareketinin etkili aktörlerinden biri. Kadın cinayeti verilerini aylık olarak raporluyor, kadın ve LGBTİ+’lara yönelik şiddet davalarını takip ediyor, itirazlarını ve isyanlarını yılmadan sokağa taşıyorlar. Platform hakkında 8 Aralık 2021 tarihinde “Kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütmek” suçlamasıyla bir dava açıldı. Davada derneğin feshi talep ediliyor. İlk duruşma 1 Haziran 2022’de görülecek. 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), 2010’da çok sayıda kadın ve LGBTİ+ örgütünün katılımıyla kuruldu. Kurucuları arasında öldürülen kadınların yakınları ve şiddete uğrayan kadınlar da yer alıyordu. Platform, ilk yürüyüşünü 2010 Ağustos’unda gerçekleştirdi, 2012’de ise dernekleşti. 

İlk yıllarda her hafta, daha sonra her ay süreklileşen yürüyüşler gerçekleştirdiler. Nerede bir kadın cinayeti işlense, ellerinde karanfiller ve öldürülen kadının gülen yüzlü bir fotoğrafıyla orada olmaya çalıştılar. 

Kuruldukları yıl, bilgi edinme hakkı kapsamında, devletten Türkiye’deki kadın cinayetlerinin verisini istediler. Amaçları sorunun boyutlarını ve nedenlerini görmek, seyrini analiz etmekti. Ancak “Böyle bir veri yok” cevabı aldılar. Verilerin platform tarafından aylık olarak raporlanması işte böyle başladı. Veriler, kamuoyuna yansıyan olaylardan ve doğrudan platforma ulaşan öldürülen kadınların yakınlarının verdiği bilgilerden derleniyor. Analiz edilen veri, her ay kamuoyuyla paylaşılıyor. Kaza ve intihar süsü verilen cinayetlerin artması üzerine 2018’den bu yana raporlara “şüpheli kadın ölümü” verilerini de eklediler. 

Platform, 2012’de kabul edilen 6284 sayılı Kanun’un hazırlık sürecinde bakanlık ve kadın örgütleriyle birlikte aktif yer aldı. 2013’te kadın cinayeti davalarındaki ayrımcı indirimlerin düzenlenmesiyle ilgili TCK tadil önerisini TBMM’ye sundu. Bu öneri Özgecan Aslan’ın öldürülmesinin ardından “Özgecan Yasası” olarak anıldı. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve şiddetten uzak bir hayat için İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatmaya çalıştı. 

Dava takiplerine Münevver Karabulut davasıyla başladılar. Başlarda sadece kadın cinayeti davalarını takip ediyorlardı. Artık kadına ve LGBTİ+’lara yönelik her türlü şiddet ve çocuk istismarı davasını takip ediyorlar. 

Platformun 7/24 çalışan bir telefon ve WhatsApp hattı var. Buraya gelen danışma veya destek çağrıları üzerine ihtiyaçları tespit ediyor, yapabileceklerini koordine ediyor ve kadınların haklarına kavuşmasını sağlamaya çalışıyorlar. 

KCDP, 2017’de kadınların şort giydikleri için sıkça saldırıya uğraması üzerine yapılan “Kıyafetime Karışma” yürüyüşünün çağrıcısıydı. Bu yürüyüşün ardından gerçekleşen kadın forumunda Kadın Meclisi kurma kararı alındı. Kısa sürede 76 ilde meclis kurdular. Meclisler, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve LGBTİ+’lara yönelik her türlü ayrımcılığı sonlandırmak için örgütlü ve politik mücadele veriyor. Eğitim çalışmaları, seminerler, basın açıklamaları düzenliyorlar. 

2019’da, feminist örgüt Las Tesis’in Şili Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı önünde düzenlediği danslı protesto, aynı sözlerle Türkiye dahil dünyanın çeşitli ülkelerine yayıldı. Kadın Meclisleri, 8 Aralık 2019 Pazar günü için aynı eylemi gerçekleştirmek üzere Kadıköy’e çağrı yaptı. Yüzlerce kadının gerçekleştirdiği performans biterken polis ses cihazlarına el koydu. “Kadın Cinayetlerini Durduracağız”, “Asla Yalnız Yürümeyeceksin” sloganları ile dağılmakta olan kadınlardan altısı, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe silahsız katılarak, ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunması, işlediği suçun kamu düzeninde oluşturduğu tehlike ve kişilerin güvenlik ve esenliği üzerindeki muhtemel tehlikeler” gerekçesiyle ters kelepçe takılarak gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında KCDP Genel Sekreteri Fidan Ataselim, platform temsilcisi Ayşen Ece Kavas ve üye Sevda Yeniköylü de bulunuyordu. Performansın sunuculuğunu yapan Ataselim’e gözaltı sırasında polis tarafından hakaret edildi, Ayşen Ece Kavas ise darp edildi.

2 Aralık 2021’de KCDP’ye yönelik bir kapatma davanamesi hazırlandığı ancak 5 ay sonra gündem oldu. Davanamede, 7-8 Kasım 2016’da platformun HDP’li kadın siyasetçiler Figen Yüksekdağ ve Gültan Kışanak’ın tutuklanmasına ilişkin sosyal medya paylaşımlarına ilişkin olarak BİMER’e yapılmış olan ihbarlar yer alıyordu. Farklı kişiler tarafından gönderilse de tek elden hazırlandığı anlaşılan ihbarlarda KCDP’nin aile yapısını parçaladığı ve terör örgütü üyelerine savunuculuk yaptığı iddiaları yer alıyor ve OHAL kapsamında kapatılması talep ediliyordu. 

29 Mart 2018’de İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü’nün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na KCDP’nin feshi için başvuru yaptığı anlaşıldı. Başvuruda, dernek üyelerinden birinin, KHK ile kapatılan Özgürlükçü Hukukçular Derneği üyesi olması gerekçe gösteriliyor, “Derneğin amacı dışında faaliyet gösterdiği, dernek amacının kanuna ve ahlaka aykırı hale geldiği” kanaati dile getiriliyordu. 

2 Aralık 2021’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu, İstanbul Valiliği’nin 9 Ağustos 2021 tarihli yazısında atıf yapılan gerekçelere dayanarak,    “Derneğin amacına, kanuna ve ahlaka aykırı faaliyetler ile mevzuata aykırı faaliyet göstererek, Dernekler Kanunu 30. Maddesinden düzenlenen -Tüzüklerinde gösterilen amaç ve bu amacı gerçekleştirmek üzere sürdürüleceği belirtilen çalışma konuları dışında faaliyette bulunamazlar- hükmüne aykırı davranıldığının tüm dosya kapsamından anlaşılması” gerekçesi ile Dernekler Kanunu 30/a Maddesi ve Türk Medeni Kanunu’nun 89. Maddesi uyarınca Derneğin feshi için davaname hazırladı. İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, 8 Aralık 2021’de KCDP’nin feshi için dava açtı. 

Davanın ilk duruşması, 1 Haziran 2022'de görüldü. Duruşma öncesi Çağlayan adliyesi önünde açıklama yapıldı. Adliyede “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği hukuksuz davalarla kapatılmaz” pankartı açılırken, sık sık “Asla yalnız yürümeyeceksiniz”, “Kadın cinayetlerini durduracağız” sloganları atıldı. Bir sonraki duruşma 5 Ekim 2022'de görülecek. 

Yaklaşan Duruşma

İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi