Son güncelleme: 30.01.2022

Hikmet Hazer, 20 yaşında bir LGBTİ+ aktivisti. Altı senedir LGBTİ+ hareketinin içinde, hatta yaşadığı şehir Aydın’da hareketin öncülerinden. Önce 2019’da, Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ Oluşumu’nun kuruluşunda yer aldı. Ardından 16 Mart 2020’de bir araya gelen Aydın LGBTİ+ Dayanışması’nın beş kurucu üyesinden biri oldu. Hazer şu anda, Dayanışma’nın dönem sözcüsü. Aynı zamanda Öğrenci-Sen üyesi. 

Aydın LGBTİ+ Dayanışması, gönüllülük esasıyla çalışıyor. Kentteki LGBTİ+’lara hukuki ve psikolojik danışmanlık sunuyor, okumalar, eylem ve etkinlikler, tanışma toplantıları ile paneller düzenliyorlar. 

Kuşadası’ndaki oluşumdan daha güçlü ve kalabalık bir destek bulan Dayanışma’ya yönelik baskı ve yıldırma, kuruluşundan bu yana artarak sürüyor. Pek çok eylem ve etkinlikleri, pandemi gerekçesiyle valilik tarafından engellendi. 

İlk eylemleri, 12 Temmuz 2020’de yapılacağını duyurdukları “Gökkuşağının Altında Herkese Bir Yer Var” başlıklı basın açıklamasıydı. Ancak duyurunun hemen ardından şehirde etkinlik yasağı getirildi. Kolluk kuvvetleri, Aydın Kent Meydanı’na çıkmalarına izin vermedi. Sonuçta açıklama İnsan Hakları Derneği (İHD) Aydın Şubesi önünde yapıldı. 

O dönem, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nde kalması talebiyle yapılan eylemler de artmıştı. 5 Ağustos 2020’de, İzmirli LGBTİ+ aktivisti İsmail Temel, Alsancak’ta düzenlenen eylem sonrası gözaltına alındı. Aydın LGBTİ+ Dayanışması, 16 Ağustos 2020 saat 19:00’da, Temel’e destek veren bir basın açıklaması yapılacağını duyurdu. Köklü Değişim isimli İslami kuruluş, aynı gün ve adreste, saat 18:00’de “LGBT Sapkınlığına İzin Vermeyeceğiz” sloganıyla eylem düzenleyeceğini açıkladı. Bunun üzerine Aydın Valiliği 14-16 Ağustos tarihleri arasında kentte bir kez daha yürüyüş ve gösteri yasağı getirdi. Dayanışma basın açıklamasını İHD bürosunda yapmak zorunda kaldı. 

Temmuz 2021’de, Onur Haftası etkinliklerinin salgın nedeniyle çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmesine rağmen Onur Yürüyüşü’nün her zamanki gibi yapılması planlanıyordu. Yürüyüş için Valiliğe dilekçe verildi ancak bu girişim kentte yeni bir etkinlik yasağı getirilmesiyle sonuçlandı. Bu süreçte, Dayanışma’nın açmayı planladığı sergiler de “genel ahlak” gerekçesiyle yasaklandı. Dayanışma, yasağa rağmen Onur Yürüyüşü çağrısını yineledi. O gün İHD önünde buluştular. Çevik kuvvet grubu ablukaya alarak yürüyüşe izin vermedi. Gözaltına alınmakla tehdit edildiler. Bunun üzerine yürüyüşten vazgeçilerek İHD içinde bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasının ardından aralarından 10 kişilik bir grup polis tarafından takip edildi. “Sokakta böyle toplu halde yürüyemezsiniz” diye uyarıldılar. Durumu videoya çekenlere sözlü saldırı oldu, çekim yapmaları engellendi. 

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, Barınamıyoruz ve  İstanbul Sözleşmesi eylemlerinde Dayanışma da alanlardaydı. Görünürlükleri arttıkça polis baskısı da arttı. Kolluk kuvvetleri toplantı yaptıkları yerlerde beklemeye, üyeleri takip etmeye başladı. 

Dayanışmadan, aralarında Hikmet Hazer’in de bulunduğu beş kişi, 10 Eylül 2021’deki bir afişleme çalışması sırasında polis tarafından görüntülendi, takip edildi. Hazer aynı gün, katılacağı bir toplantı öncesi polis tarafından karakola götürülmek istendi. Kabahatler Kanunu’ndan para cezası kesileceği söylendi kendisine. Cezayı orada kesmelerini istemesine, toplantıdaki kadınların engelleme çabasına rağmen Efeler Karakolu’na götürüldü, beş saat burada tutuldu. Fiili gözaltı sırasında arkadaşlarıyla görüşmesi engellendi, sözlü tacize uğradı. Hazer’e ayrıca 450 lira para cezası kesildi.  

Öğrenci-Sen, üniversite öğrencisi Enes Kara’nın intiharı sonrası, 12 Ocak 2022’de, Adnan Menderes Üniversitesi’nde eylem yapılacağını duyurdu. Ancak kampüse iki otobüs çevik kuvvet girince eylem gerçekleşmedi. Dersliklerdeki tahtalara yazılan yazılar nedeniyle ikisi Aydın LGBTİ+ Dayanışması üyesi üç kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden biri de Hikmet Hazer’di. Altı saat gözaltında kaldılar. Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla ifadeleri alındı. Polis sorgusunda, 20-25 Eylül 2021’deki Barınamıyoruz eylemlerine de katıldığı vurgulanarak Öğrenci-Sen’de bir görevi olup olmadığı soruldu. 

Ertesi gece terörle mücadele polisi evine gelerek Hazer’i yeniden gözaltına aldı. Instagram’da paylaştığı Kürtçe bir şarkı nedeniyle PKK-YPG propagandası suçlamasıyla ifadesi alındı. Bir gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Hikmet Hazer’in gözaltına alındığı tarihte Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’ı ziyaret etmekteydi.  

Hazer, o günden sonra tek başına evde kalmaktan korktuğu için arkadaşları yanında kalıyor.