Son güncelleme: 17.08.2022

Yaşam savunucusu Halime Şaman, Marmaris Kent Konseyi Çevreden Sorumlu Yürütme Kurulu Üyesi ve Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Marmaris Sözcüsü. Şaman hakkında, İçmeler’de Sinpaş GYO tarafından sürdürülen otel ve devre mülk inşaatıyla ilgili açıklamalarından dolayı tazminat davası açıldı. 

Halime Şaman, 1966 doğumlu, emekli bir biyolog ve iktisatçı. Uzun yıllar Bursa’da yaşadı, bir ilaç şirketinde çalıştı. Malulen emekli olduktan sonra eşiyle birlikte Marmaris Armutalan’a yerleşti. Üç yıldır, kendini ifade edebileceği bir alan olarak gördüğü, Marmaris ekoloji hareketinin içinde aktif olarak yer alıyor.  Marmaris Kent Konseyi Çevreden Sorumlu Yürütme Kurulu Üyesi ve Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Marmaris Sözcüsü. 

Bundan üç yıl evvel Marmaris’in bugünkü kadar yoğun bir gündemi olmadığını, bölgedeki rantın yaşam hakkı savunucularını daha sert bir mücadelenin içine ittiğini söylüyor. Önceden bir jeotermal enerji santrali (JES) müracaatını dilekçe ile engelleyebiliyorken bugün dava açmak zorunda kalıyorlar ya da onlara karşı dava açılıyor. 

Marmaris’teki ekoloji mücadelesinin şu anda öncelikli başlıkları Karasöğüt’e yapılmak istenen marina, Hisarönü imar planı değişikliği, yine Karacasöğüt’te taş ocağı açma girişimi ile İçmeler Kızılbük’te Sinpaş GYO tarafından yapılmak istenen otel ve devremülk projesi. Halime Şaman hakkında açılan tazminat davası da 30 yıldır süren bu son projeyle ilgili. 

İnşaat, iş insanı Emin Hattat tarafından 30 yıl önce başlatılmış, iflasının ardından Sinpaş’a satılmıştı. Ağustos 2021’de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, otel inşaatı için ÇED’e gerek olmadığına karar verildi.

Karar çevrecilerin tepkisine neden oldu. Halime Şaman o dönem basına yaptığı açıklamada “Burası Marmaris limanına giriş ve çıkışın olduğu tek nokta. Orada olabilecek herhangi bir çevre kirliliği, hem kendini temizleme olanağına sahip olmayan iç deniz konumundaki Marmaris Körfezi’ni, hem de açık denizi etkileyecek. Proje dosyasına baktığımızda 200 metrekare alanda sondaj yapılacağı söyleniyor. Bu hayatın olağan akışında bunun yapılabilmesi imkânsız. Proje tanıtım dosyası hatalarla dolu. En temel sorun olarak, çıkartılan ve içerisinde toksik maddeler olacak sıcak suyun nereye boşaltılacağı yazmıyor. Böyle bir dosyanın onaylanma şansı olur mu, olmaz. Bu yüzden sanki çıkmış gibi işletimi üzerinden onay veriliyor” dedi. 

16 Eylül 2021’de Şaman’ın evine bir tebligat geldi. Sinpaş GYO, kendisine tazminat davası açmıştı. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada, davacılar Sinpaş GYO ile Kızılbük GYO, Halime Şaman’dan haksız rekabetten kaynaklanan 300 bin lira manevi tazminat talep ediyor. Haksız rekabetin delili olarak, Şaman’ın yaptığı basın açıklamaları gösteriliyor. 

Davanın ikinci duruşması 28 Aralık 2021’de görüldü. Şaman savunmasında, “Ben davacıların kendilerinde olmayan hiçbir bilgiyi paylaşmadım. Paylaştığım bilgilerde eksik veya hata varsa bu husus davacı taraf kaynaklıdır. Çünkü açık kaynak ve davacı belgelerine göre paylaşım yaptım. Kamu hizmeti görevim nedeniyle bu hususları halka açıklamak zorundayım. Ben emekli birisiyim, iki dev GYO ile nasıl haksız rekabet edebilirim” dedi. Mahkeme, sonraki duruşmanın 8 Mart 2022’ye bırakılmasına karar verdi. 

Halime Şaman, Anayasa’nın 56. Maddesi ile kent konseyleri yönetmeliğinin kendisine sorumluluk yüklediğini, bu sorumlulukla ifade özgürlüğü hakkını kullandığını savunuyor. Davacı şirketler tarafından maddi tazminat hakkının saklı tutulduğunu, kendisinin konuşmaya devam etmesine karşı tehdit unsuru olarak kullanıldığını düşünüyor. İstanbul’daki duruşmalara Marmaris’ten gelip gitmek, Şaman üzerinde ekstra bir maddi yük oluşturuyor. 

Marmaris Kent Konseyi, davayla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, tazminat davasıyla yaşam savunuculuğunun yasalar nezdinde baskı altına alınmaya çalışıldığını söyledi. Açıklamada ayrıca ”Kamusal haklara, herkesin olup hiç kimsenin olmayan müştereklere göz dikenleri, hatta işgal edenleri gördüğümüz her yerde, teşhir etmeye, onlarla mücadeleye, ranta göz yummayacağımızı, açılan maddi, manevi davaların bizleri korkutmayacağını tüm kamuoyunun bilmesini isteriz. Ege Kent Konseyleri Birliği olarak meselenin tarafı olduğumuzu, Marmaris Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Halime Şaman’ın yalnız olmadığını beyan ederiz.” dendi. Açıklamanın altına 85 sivil toplum örgütü ve birey imza attı.  

10 Ocak 2022 günü, Marmarisli yaşam savunucuları yanlarında Oksijen Gazetesi muhabiri ile bölgeye gitti. Sinpaş yetkilileri aralarında Halime Şaman’ın da bulunduğu grubu engelledi. Muhabire görüş veren Halime Şaman’ı “Solcu ve PKK’lı gazetelere röportaj veriyorsunuz” diyerek tehdit etti ve işçilere hitaben “Sizi işsiz bırakmak istiyorlar” diyerek Şaman’ı hedef gösterdi.  

8 Mart 2022‘deki duruşma öncesi İstanbul Adliyesi önünde açıklama yapan Halime Şaman, Karacaöğüt Yat Limanı Projesine verilen “ÇED gerekli değil” kararının mahkemece iptal edildiğini, aynı kararın Kızılbük’te yapılan devremülk projesi içinde verilmesini beklediklerini kaydetti. 

25 Mayıs 2022′deki üçüncü duruşma, e-duruşma olarak yapıldı ve 28 Eylül 2022'ye ertelendi.  

Muğla 3’üncü İdare Mahkemesi 3 Ağustos 2022'de projeye ilişkin ‘çevresel etki değerlendirme (ÇED) gerekli değildir’ kararını iptal etti. Mahkemenin kararı iptal etmesine rağmen Sinpaş GYO beş gün boyunca inşaata devam etti. Bunun üzerine bölge halkı belediye ve kaymakamlığa mahkeme kararını ekte sunarak kararın gereğinin uygulanmasını talep eden dilekçeler verdi. İşlem yapılmaması durumunda suç duyurularını savcılığa vermek üzere hazırladılar. Marmaris Belediyesi beş gün sonra inşaat sahasını mühürledi. 

Mühürleme işlemi sonrası alanı kontrole giden, aralarında Halime Şaman'ın da bulunduğu Marmaris Kent Konseyi üyeleri şirketin faaliyetlerinin devam ettiğini, iş makinelerinin alana girdiğini duyurdu. 9 Ağustos 2022'nin erken saatlerinde nöbet başlattılar ve tüm Marmaris halkını kendilerine katılmaya davet ettiler. Halime Şaman ve diğer yaşam savunucuları polis tarafından gözaltına alındı, aynı gün akşam saatlerinden serbest bırakıldılar. 

Halime Şaman ve diğer Marmaris Kent Konseyi üyeleri, nöbetlerinin 5. gününde, 16 Ağustos 2022'de bir kez daha gözaltına alındı. Önce, 2911 Sayılı ‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu"na muhalefet ettikleri gerekçesiyle İlçe Emniyet Müdürülüğü‘ne götürüldüler. Burada telefonlarına el konuldu. İfadelerinin ardından ise ‘işyeri dokunulmazlığını ihlal’ şikayetiyle başka bir karakola götürdüler. Geceyi gözaltında geçiren savunucular, ifadelerinin ardından sabah serbest bırakıldı. 

 

 

Yaklaşan Duruşma

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi