Avukat Öztürk Türkdoğan, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) Eş Genel Başkanı, Türkiye’de hak savunuculuğunun önemli isimlerinden biridir. Müzakere sürecinin devam ettiği dönemde Kürt sorununun çözümü çerçevesinde sürece katkı sunması amacıyla oluşturulan “Akil İnsanlar Heyeti”nde yer aldı. Heyetin Akdeniz bölge temsilciliğini yaptı ve çözüm için çabaladı. Sürecin akamete uğramasıyla beraber başlayan çatışmalı süreçte ise sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerlerdeki hak ihlallerini takip etti. Bu çalışmaları nedeniyle hakkında soruşturma açıldı.

2016 yılının Nisan ayında, sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği ilçe ve kentlerle ilgili hak savunucuları tarafından hazırlanan raporlara ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu raporları yayımlayanların üzerine gidilmesi lazım,” şeklindeki açıklamasının ardından, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), MAZLUMDER ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve İHD hakkında soruşturma başlatılmıştı. Türkdoğan da hakkında Türk Ceza Kanunu (TCK) 301’den soruşturma yürütülen kurum yöneticileri arasında. 2016 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu tarafından Genelkurmay Başkanlığı’nın şikayeti üzerine başlatılan bu soruşturma halen devam ediyor.

Türkdoğan ayrıca İHD’nin, Ermeni Soykırımı’nın kabulü ve barış çalışmaları için yapılan çeşitli ziyaret ve görüşmeler gibi gerekçelerle hakkında soruşturma açılan 44 üye ve yöneticisinden biri. Türkiye’nin en köklü insan hakları kurumlarından, ülke genelinde 28 şubesi bulunan İHD’nin rapor ve açıklamalarında “Devletin ve kurumlarının manevi şahsiyetine hakaret edildiği, aşağılandığı” ve “örgüt propagandası yapıldığı” iddialarıyla başlatılan bu soruşturma da devam ediyor. Türkdoğan bu kapsamda 15 Mart 2018’de savcıya ifade verdi,  aynı yılın Nisan ayında ise ayrıntılı yazılı savunmasını sundu.

Türkdoğan, 9 Kasım 2017’de ise Ankara Yüksel Caddesi’nde, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve diğer eğitimcilerin “İşimi Geri İstiyorum” talebiyle yaptıkları oturma eyleminin 365. Gününde, İnsan Hakları Anıtı’nın polis çemberine alınması nedeniyle hazırladıkları raporu açıklamak isterken İHD üyeleri Sevim Salihoğlu, Derya Uysal ve Besra Varlı ile birlikte darp edilerek gözaltına alındı. Kabahatler Kanunu’na muhalefetten her birine 227’şer lira idari para cezası verildi. Türkdoğan ve diğerleri bu konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

12 Eylül Darbesi’ne ilişkin davaya cuntacıların yargılanması için müdahil olan, hak ihlallerine karşı birçok davada mağdurların hakkını savunan Türkdoğan, Kürt sorununda barışçıl çözüm istediği için medya tarafından da hedef gösterildi.

İktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi, 7 Aralık 2018’de manşetinden verdiği bir haberle Avrupa Parlamentosu’ndaki “Kürt Konferansı”nda yer alan isimlerden biri olan Türkdoğan’ı doğrudan hedef aldı. İHD’nin gazetenin bu haberi ile ilgili erişim engeli ve tazminat talebi ile başlattığı yasal süreçler devam ediyor.

İHD genel merkezinde Mülkiye Müfettişliğince Şubat 2020’de idari, mali ve faaliyet denetimi yapılmıştı. Derneğin 2017 ve 2018’deki Ermeni soykırımın tanınması yönündeki açıklamalarının TCK m.301’e aykırı olduğu, 29 Haziran 2018’de derneğin internet sitesinde yayımlanan yazıda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında suç teşkil eden ifadelerin yer aldığı iddialarıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Başlatılan soruşturma sonucunda Öztürk Türkdoğan hakkında iki ayrı dava açıldı.
Bu davalardan, 24 Nisan Ermeni Soykırımı açıklamalarıyla ilgili olan ilki; Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Ankara 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ise 29 Haziran 2018 tarihinde İHD’nin internet sitesinde yayınlanan “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile İlgili Zorunlu Açıklama” başlıklı yazı nedeniyle yine Genel Başkan Öztürk Türkdoğan hakkında, TCK’nın 125/3. Maddesinde düzenlenen hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle dava açıldı. Dosyanın ilk duruşması 18 Şubat 2022‘de görülecek.

Türkiye hükümeti, 13 Şubat 2021‘de Kuzey Irak’taki Garê’ye bir operasyon düzenledi ve operasyon PKK’nin alıkoyduğu 13 kişinin ölümüyle sonuçlandı.

İnsan Hakları Derneği, bu 13 kişinin öldürülmesine ilişkin bir basın toplantısı düzenledi ve Öztürk Türkdoğan, daha önce alıkonan askerleri teslim almalarına ve yeniden alabileceklerini söylemelerine rağmen devlet yetkililerinin kendileriyle görüşmediğini açıkladı. PKK’nin, alıkoyduğu kişilerin hayatından, Genelkurmay’ın da alıkonan kişilerin bulunduğu yere riskli operasyon yapmasının sonuçlarından sorumlu olduğunu vurguladı.

Bu açıklama üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 16 Şubat 2021‘de TBMM’de yaptığı bilgilendirmede İnsan Hakları Derneği’ni (İHD) hedef aldı. Soylu, “1984’ten bu yana terör örgütü, 6 bin 21 sivil katliam gerçekleştirdi. O İHD denilen canı çıkasıcası dernek, bir tanesi için bir laf söyledi mi, onun peşine takılıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı’nın İHD’yi hedef göstermesinin ardından Öztürk Türkdoğan 19 Mart 2021 sabahı gözaltına alındı, aynı gün akşam saatlerinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Türkdoğan’a gözaltında “yasadışı silahlı örgüt üyeliği” suçlaması yöneltildi. Yaptığı konuşmalar, İHD açıklamaları, bazı telefon görüşmeleri soruldu.

Öztürk Türkdoğan’ın İHD Başkanı olarak yaptığı açıklamalar, TCK’nın 314/2. Maddesinde düzenlenen silahlı örgüt üyeliği suçu kapsamında değerlendirilerek hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı ve bu iddianame Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Davanın ilk duruşması 22 Şubat 2022′de görüldü. Mahkeme Öztürk hakkındaki yurtdışı çıkış yasağının devamına karar verdi. Türkdoğan, 19 Nisan 2022’deki ikinci duruşmada beraat etti. 

Türkdoğan hakkında 29 Haziran 2018 tarihinde İHD’nin internet sitesinde yayımlanan açıklamada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında suç teşkil eden ifadelerin yer aldığı iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması Ankara 60’ıncı Asliye Ceza Mahkemesinde 11 Mayıs 2022'de görüldü. Türkdoğan savunmasında, Bakan Soylu’nun İHD hakkında “Canı çıkasıca dernek” dediğini hatırlattı, “Gare operasyonu başarısız oldu diye bir İçişleri Bakanı bizi sorumlu gösteriyor” diyerek bu davada yargılanması gerekenin kendisi değil Soylu olduğuna dikkat çekti. Hakim, beraatini talep eden Türkdoğan'a hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) isteyip istemediğini sordu ancak Türkdoğan bunu kabul etmedi. Bir sonraki duruşma 27 Haziran'da görülecek.